Ana Sayfa Ücretsiz Kayıt

Bookmark and Share

Firmalar
● Güzellik Merkezleri
● Cilt Bakım Merkezleri
● Dövme ve Kalıcı Makyaj Salonları
● Estetik Güzellik Salonları
● Lazer Epilasyon Klinikleri
● Plastik ve Estetik Cerrahi
● Saç Bakım Merkezleri
● Saç Ekim ve Tasarım Merkezleri
● Solaryum
● Spor Merkezleri
● Vücut Bakım Merkezleri
● Zayıflama Merkezleri
● Kuaför Salonları
● Çocuk Kuaförleri
● Erkek Kuaförleri
● Kadın Kuaförleri
● Kozmetik Ürünleri
● Açık Parfüm
● Bitkisel - Doğal Kozmetik Ürünleri
● Parfümeri - Kozmetik Ürünleri
● Zayıflama Ürünleri
● Masaj Merkezleri
● Masaj Salonları
● Masör - Masöz (Serbest)
● Malzeme Tedarikçileri
● Toptan Güzellik Salonu Malz.
● Toptan Kozmetik Ürünleri
● Toptan Kuaför Salonu Malz.
● Toptan Masaj Salonu Malzemecileri



Makyaj

Allık

Yüze pozitif bir görünüş ve canlılık kazandırmak için allık uygulaması gereklidir. Sağlıklı bir şekilde uyuyamamış, veya yorgun olabiliriz. Bu ve benzeri durumlar, cildimizin soluk bir renk almasına ve cansız görünmesine sebep olacaktır. Allık kullanımındaki temel amaç, cildin kendine özgü pembe rengini, allık uygulamasından sonra düzenli bir şekilde elde etmektir. Makyaj öncesinde dikkat etmeniz gereken şeylerden belkide en önemlisi, uygulayacağınız fondöten ile allığın birbirlerine olan içerik ve renk uyumudur. Sıvı fondöten uygulanacaksa, allık seçiminizde, krem olanları kullanmanız daha akılcı olacaktır. Allık uygulamasına geçmeden önce dikkat etmeniz gereken önemli bir husus da, uygulamanın yapılacağı fırçanın özelliğidir. Ne yazık ki, birçok bayan allık fırçalarını diğer fırçalarla karıştırmaktadır. Allık fırçaları, diğer makyaj fırçalarına göre daha geniş ve büyüktürler. İşlevsel özellikleri hemen hemen aynı olsada, üç temel allık fırçasının olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar, klasik, bizote ve düz uçlulardır. Klasik allık fırçalarının uçları yuvarlak bir kesime sahiptir.

Bol kılları, oldukca yumuşak bir dokuya sahiptir. Sap kısımları uzun olanlar, uzaktan yapılacak uygulamaları kolaylaştırdığı için tercih edilse de, taşımaları pratik olmadığı için, çoğu kadın, yanlarında taşıyabildikleri için, kısa saplı olanları tercih eder. Bizote allık fırçalarının ise kendilerine özgü bir yapısı vardır. Bunların uçları eğik bir kesime sahiptir ve fırça kısımlarındaki yassılıkla diğerlerinden ayrılır. Yoğun bir allık uygulaması düşünüyorsanız, bizote fırçaları tercih etmeniz doğru  olacaktır. Düz uçlu allık fırçaları, kısa ve sık kıllara sahiptir. İsminden de anlaşılacağı gibi, uçlarının düz bir kesimi vardır.

Allık uygulamasına başlamadan önce, kullanacağınız fırça türü ne olursa olsun, onun temiz olduğundan ve üzerinde daha önceki uygulamadan allık kalıntılarının olmadığından emin olunuz. Bütün yüzler için standart bir allık uygulamasından bahsetmek oldukca zordur. Doğru allık uygulaması için, mutlaka yüz hatlarınızı yakından tanımanızda fayda vardır. Genel olarak, yuvarlak, kare, oval, diktörtgen ve üçgen olmak üzere, 5 tip yüz şeklinden bahsedilebilir. Yuvarlak yüz hattına sahip kişilerin, geniş bir yanak şekilleri vardır. Yuvarlak yüz şekline sahip bayanların, fırçayı, yüzlerinde V çizecek bir şekilde hareket ettirmeleri iyi bir sonuç almalarına sebep olacaktır. Fırçayı kullanırken, seri hareket ettirmeleri önemlidir. Kare tipi bir yüz hattına sahip bayanların, geniş bir çene yapıları ve geniş elmacık kemiklere sahip oldukları söylenebilir. Elmacık kemiklerinin üstüne uygulanan allık, şakaklara doğru yayılarak, yüzdeki hatların yumuşaması sağlanabilir. Alın, çene ve buruna hafif darbelerle uygulamayı tamamlamak daha doğru olacaktır. Oval yüz hatlarına sahip bayanların alın bölgeleri, çene bölgelerinden daha geniş ölçülere sahiptir. Bu tip yüz hattına sahip bayanlar oval bir çene yapısıyla, daha yumuşak hatlara sahiptirler. Oval tip yüz hatlarına sahip bayanların, allığı, kısa ve hafif darbelerle elmacık kemiği ve şakaklara uygulaması daha iyi netice verecektir. Diktörtgen tip bir yüz şekline sahip bayanlar, fırçayı gözlerin dış kısımları ve elmacık kemiklerinden şakaklara hafif yukarı şekilde uygulayabilirler. Çene kısımlarına allık uygulamamaları daha iyi bir sonuç verecektir. Üçgen yüz tipine sahip bayanların geniş bir alın bölgesi ve daha dar bir çene yapıları vardır. Fırça vuruşlarını elmacık kemiklerinden şakaklara doğru yapmaları doğru olacaktır. Kulak hizasından ve yüzün yanlarından, orta bölgeye doğru hafif bir uygulama ile bütünlük sağlanacaktır.

Allık uygulamadan önce giyeceğiniz kıyafeti ve ruj renginizi göz önünde bulundurmanız, uygulamanın başarısı için çok önem taşıdığını lütfen unutmayınız. Genel fırça darbeleri yüzün iç kısmından dışarı doğru yapılmalıdır. Fırça hareketlerinin dairesel ve yumuşak hareketlerle olmasına özen gösterilmelidir. Yüz renginizin doğal rengine göre daha koyu olduğunu düşünüyorsanız, biraz pudra yardımı ile, rengini açabilirsiniz. Köşeli yüz tiplerine sahip kişilerde, sert yüz hatlarında daha yumuşak bir görünüm elde etmek için, bu sert hatlarda daha koyu bir allık kullanılması düşünülebilir. Elmacık kemiklerinin yüzdeki vurgusunu artırabilmek için, burnun alt kısmı ile dudağın biraz üzerindeki yanak çukuru bölgesinden başlayarak, şakaklara doğru ilkönce koyu renkli bir allık kullanılması, tamamlayıcı olarak da daha açık tondaki allığı sadece elmacık kemikleri üstüne uygulamayı deneyin.


Fondöten

Fondötenler yüzümüzü makyaja hazırlayan ürünlerdir. Bir makyajın başarısı için önemli bir etkiye sahiptirler. Yüzde makyaj çalışması yapabilmemiz için, cildin bu uygulamalara hazır olması ve cilt yüzeyinin daha düz bir yüzeye bürünmesi için fondötenleri kullanmaktayız. İstenilen makyaj tonunun tutturulması için de zemin hazırlarlar. Fondöten kullanmadan önce, cildinizin yapısı hakkında araştırma yapmanız en uygun olanıdır. Fondötenler, kısa kullanımlar için herhangi bir sorun teşkil etmese de, özellikle hassas cilt yapısına sahip bayanlarda tahriş gibi olumsuz etkilere sebep olabilir. Kimyasal içeriklerinin cildinizde herhangi bir alerjiye sebep olup olmadığını bilmenizde fayda var. Fondötenlerle ilgili üzerinde durulması gereken diğer bir konu da, onların temizlenmesi işlemidir. Kozmetik ürünlerin temizlenmesi esnasında, cildimizdeki ince yağ tabakası deformasyonu görülebilir. Bu durum derinin kurumasına yol açabilir. Cildinizi temizlerken, deri üzerinde güçlü baskı uygulamalarından çok, daha hafif bir baskı uygulayarak yapılan temizleme süreci önemlidir.

Ayrıca cildinize uygun pH değerine sahip temizleyicileri seçmek çok daha mantıklı olacaktır. Genel olarak uygulanacak cilt rengine yakın fondöten renkleri veya bir ton açık uygulamalar daha iyi bir etki bırakmaktadır. Yaz makyajlarında biraz daha koyu tonlar denenebilir. Fondöteni cildinize uygularken bunu bir sünger vasıtasıyla veya parmak uçlarınızla yapabilirsiniz. Fondöten ile cildinizde mükemmel bir kapatma yapabilmek için, cilt yapınızı yakından tanımanız önemlidir. Eğer kapatma etkisinin güçlü olması isteniyorsa, krem tipi fondötenler tercih edilmesi uygun olur. Eğer cildinizin güçlü bir kapanma etkisine ihtiyacı yoksa, losyon şeklindeki fondötenlerin kullanılması daha akılcı olacaktır. Fondöten uygulamalarındaki başarıyı, cildinizde fondötenin gözle seçilip seçilmediği ile test edebilirsiniz. Fondöteni cildinize uygularken, mümkün olabilecek en az miktarı kullanmak, hem cilt sağlığı, hemde makyajın başarısı açısından son derece önemlidir. Başarılı bir makyaj, kozmetik ürünlerinden çok yüzünüzün kendi hatlarını ön plana çıkarmalıdır. Fondöteni yüzünüzde denemeden önce, elinizin üst kısmında uygulayıp görmeniz, renk tonu seçiminde size yardımcı olacaktır. Fondöten uygulamasından önce yapılacak çok önemli bir iş daha vardır ki, onlarda cildinizin temizlenmesi ve nemlendirilmesidir. Fondötenin yüz hatlarında uygulaması gelelikle, çenede, yukarı ve dışa doğru hareketlerle, yanaklarda, gene çenede olduğu gibi dışarı doğru, alın bölgesinde, alnın bir tarafından öbür tarafına kesintisiz hareketlerle, burunda, üsten başlayarak, burun alt tarafına doğru, göz etrafına ise küçük dairesel göz kapaklarına giden hareketlerle yapılmalıdır. Uygulamadan sonra, eğer bir süngeri, çok hafif şekilde cildiniz üzerinizde gezdirirseniz cildiniz üzerinde kalmış fondöteni alabilir ve daha mükemmel bir sonuç elde edebilirsiniz.

Fondötenleri, genel olarak 4 ana başlıkta toplayabiliriz.
1-Yağ Bazlı
2-Su Bazlı
3-Yağsız
4-Susuz

Yağ Bazlı fondötenler genellikle kuru ciltlerde uygulanabilir. Su Bazlı olanlar ise genelde, az kuru ve normal deriler için tercih edilir. Yağsız fondötenler herhangi bir hayvani veya bitkesel kökenli yağ içermediklerinden dolayı genellikle yağlı ciltlere uygulanması düşünülür. Su bazlı fondötenler, az kuru ve normal ciltlerde tavsiye edilir. Genelde kalıcılıkları daha kısadır. Yağsız fondötenler, silikon içerdikleri için, alerjiye duyarlı kişiler tarafından daha fazla tercih edilmektedir. Burada önemli olan küçük bir ayrıntıyı belirtmek gerekir. Birçok kadın, ne yazık ki, yağ kontröllü fondötenler ile yağsız fondötenleri karıştırmaktadır. Bir kozmetik dükkanından alışveriş yaparken, yağ kontröllü fondötenlerin de yağ içerdiklerini aklınızın bir kenarında tutun. Susuz Fondötenler suya karşı dirençlidir. İçerik olarak cilt üzerindeki çizgileri kapatmak konusunda, kullananlara daha etkin bir kullanım sağlamaktadırlar. Fondötenleri ayrıca, mat, yarı mat, nemli yarı mat ve parlak olarakda sınıflandırmak mümkündür. Mat olanlar, ciltteki parlamalara karşı etkindirler. Yarı mat olanlar, çok az parlama etkisi ile az yağlı ve normal cilt sahipleri için önerilebilir. Nemli yarı mat fondötenler ise normal ve kuru ciltli olanların tercihi olabilir. Parlak fondötenler, nemlendirici etkileri ile kuru ciltlilerin kullanımına uygundur.


Pudra

Pudra, cilt üzerindeki kusurları ve gözaltı torbalarını küçük makyaj hileleri ile kapatmak konusunda son derece etkili bir uygulamadır. Ayrıca Gün boyunca yüzümüzdeki , çene, burun, alın gibi parlayan noktaları kapatmak ve başarılı bir makyaj için pudra uygulaması gereklidir. İki tip pudra vardır. Toz ve kompakt olanlar. Komptakt pudralar taşıma ve pratik kullanımları açısından edilmektedir. Pudra uygulamadan önce, cildinizin yapısını ve özelliklerini bilmenizde fayda vardır. Kuru bir ciltde uygulanacak pudra, cilt üzerinde pudranın dökülerek pul pul görünmesine sebep olabilir. Eğer kuru bir cilde sahipseniz, cildinizi nemlendirmeniz, pudra uygulamasının başarısı için, büyük önem taşımaktadır. Pudra kullanımı için dikkat etmeniz gereken önemli hususlardan biri, pudraların kullanım ömürleridir. Toz pudralar açıldıktan ve kullanılmaya başladıktan 2 buçuk 3 yıl sonra özelliklerini kaybetmektedirler. Kompakt pudraların kullanım süreleri ise çok daha kısadır. Eğer kullandığınız bir kompakt pudra ise, kullanım süresi maksimum 7-9 olacaktır.

Bir pudranın kullanım ömrünün dolup dolmadığını, kokusundaki ve görüntüsündeki değişimden anlamak mümkün olabilir. Ayrıca, son derece sertleşen yapısından da bunu kolayca anlamak mümkündür. Pudranızı azami bir zaman diliminde, özellikleri bozulmadan kullanabilmek için, kullanım sonrasında kapağının sıkı bir şekilde kapatılması gerektiğini unutmayınız.

Pudranın genel kullanım amacı yüzdeki parlak alanlardan kurtularak, yüze mat bir görünüm kazandırmak ve uygulanacak diğer makyaj ürünlerinin aktif bir şekilde kullanımlarına zemin hazırlamaktır.

Eğer kullandığınız bir toz pudra ise, pudra ponponu yardımı ve çok hafif vuruşlarla uygulamaya başlayabilirsiniz. Önemli olan, pudrayı çok ince, belirgin olmayacak ve bütün yüzü aynı şekilde kapsayacak bir biçimde uygulamaktır. Pudra uygulaması ile amaç, yüzünüzü makyaja hazırlamak olmalıdır. Yapılmaması gereken şey ise, pudra ile yüze renk vermeye çalışmaktır. Pudra uygulaması bittikten sonra, bir fırçayı yüzünüzde yumuşak hareketlerle gezdirirseniz, hem pudra fazlalıklarını almış, hemde daha mükemmel bir sonuç elde etmiş olursunuz.

Kompakt pudraların kullanımında bir fırça kullanmak daha akılcı olacaktır. İyi bir pudra fırçasının kılları uzun, sık ve yumuşak olmalıdır. Bu özellikleri sayesinde, pudranın yüz üzerinde en etkin şekilde yayılmasını sağlar. Bir pudra fırçası alırken, kaliteli ve mümkünse doğal kıllardan üretilmiş fırçaları tercih etmeniz, başarılı bir makyaj ürünleri elde etmenize olanak sağlar. Genelde fırça darbelerinin yönü sağdan sola ve yukardan aşağıya doğru olmalıdır. Fırça darbeleri bir taraftan diğerine ne kadar kesintisiz ve hızlı bir biçimde uygulanabilirse, o kadar başarılı sayılabilir. Alın bölgesi, çene ve burun gibi, yansımaya daha elverişli bölgelerde, diğer bölgelere oranla daha fazla pudra kullanılması düşünülebilir. Yüzdeki bölgesel izlerin kapatılması isteniliyorsa, pudra uygulamasını biraz daha baskı uygulayarak, arzu edilen bölgelere tatbik etmek, daha iyi sonuç verebilir


Rimel

Çoğu kadın, katılacağı bir arkadaş toplantısı için veya özel bir randevusu olduğunda, şüphesiz bakımlı bir şekilde, dikkatleri üzerinde toplamayı ister. Kişilerle ilk iletişimi genelde gözlerle kurarız. Peki anlamlı ve derin bakışlara nasıl sahip olunabilir. Makyaj uygulamasının önemli bir ayağı da, rimel kullanımıdır. Diğer makyaj uygulamarında, yüzünüze bir dinamizm ve canlılık kattığınız gibi, rimel kullanarak aynı etkiyi gözlerinizde sağlayabilirsiniz. Rimel uygulaması ile amaç, kirpiklerin daha dolgun, kıvrık veya uzun görünmesini sağlamaktır. Hemen hemen bütün rimel kullananlar, doğal olarak, gün boyu kalıcılığını koruyan bir rimel uygulamasını arzu ederler. Bunun sağlamak için, kirpiklerinizi, uygulamaya başlamadan önce fırçalamanızı ve çok hafif bir şekilde pudralamanızı öneririz. Ayrıca, kirpiklerinizin mutlaka temiz ve kuru olmasına özen göstermelisiniz. İlk kez rimel uyguluyorsanız sorun olmayacaktır, ama daha öncede kullanmışsanız, uygulama başlangıcında diğer bir dikkat edilmesi gereken husus, kullanılan rimel fırçasının temizliğidir.

Daha önce kullanılan fırçada, muhtemelen küçük tortular ve parçacıklar oluşabilir. Bu da, rimel uygulamanızın başarısını tehlikeye atacaktır. Loş ışıkta yapılacak bir rimel uygulamasında, fazla rimel kullanmanız mümkün olabileceği için, mümkünse uygulamanızı doğal ışığa yakın bir mekanda gerçekleştirin. Daha önce kozmetikcinizden aldığınız bir rimel, hava almadığı takdirde, yaklaşık 1 buçuk 2 yıl kullanım için uygundur. Açıldıktan sonra ise, bu süre 4 ila 6 ay arasındadır. Eğer elinizde kurumuş bir rimel bulunuyorsa, cilt sağlığınız için bunu hiçbir şekilde tekrar kullanım yoluna gitmemeniz önemlidir. Rimelinizi sağlıklı bir şekilde kullanmanız için, her uygulamadan sonra, kapağını sıkı bir şekilde kapanmasına ve rimel fırçasını tüpe iterken, fırçanın pompa etkisi yapmamasına dikkat edin. Unutmayın ki, rimel içeriğinin hava ile teması, doğal olarak onun kurumasında en önemli etkenlerdendir.


Ruj

Kadınların makyaj ürünleri içinde en çok rağbet ettiği ürünlerdendir. Tek olarak kullanıldığında bile etkili bir çözüm sağladığından, pek çok kadının vazgeçilmezidir. Ruj içeriğinde, mumların, yağların ve pigmentlerin olduğunu ve kullanımının çok eski antik devirlere uzundığını bilmekteyiz. Peki kadınlar tarafından bu kadar yaygın olarak kullanılan bu ürünü alırken nerelere dikkat etmeliyiz? Ruj alırken, lütfen renginin ve görüntüsünün ötesinde, dudaklarınızı nemlendirip besleyebilecek ve mümkünse koruma faktörü içeren bir ürün olup olmadığına dikkat ediniz. Diğer makyaj uygulamalarında olduğu gibi, ruj uygulamasında da dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Profesyonel bir ruj uygulaması ancak bir ruj fırçası ile gerçekleştirilebilir. Çünkü, ruj fırçasının, ince ve sivriltilmiş kesimi ile dudak hatlarınızı belirginleştirmek çok daha kolay olacaktır. Çok yumuşak yapıları ile, dudak fırçaları rujunuzun daha iyi yayılmasını sağlayacak ve daha mükemmel bir görünüm elde etmenize olanak sağlayacaktır.

Bir arkadaşınızda gördüğünüz ve çok beğendiğiniz ruj renginin size uygun olmayabileceğini mutlaka aklınızda tutmalısınız. Ruj seçiminden önce, cildinize uyum sağlayabilecek renkler konusunda düşünmelisiniz. Renk seçiminde, şüphesiz, ruj renginin cildinize uyum sağlaması kadar, seçeceğiniz kıyafetin rengide rol oynayacaktır. Ayrıca ruj uygulamasında, nasıl bir dudak şekli istediğinizde, uygulamanın başarısı için size yol gösterecektir. Eğer dudaklar, olduğundan daha ince göstermek isteniyorsa, dudak sınırlarınıza uygulanacak hafif bir fondöten ve dudak sınırlarınızın hemen altından çekilecek bir dudak kalemi, bu konuda başarılı olmanızı sağlayacaktır. İnce gösterilmek istenilen dudaklarda, ruj olarak parlak renklerden uzak durun. Koyu ve mat tonlu rujları tercih etmeniz daha akılcı olacaktır. Daha dolgun gösterilmek istenilen dudaklar için aynı uygulamayı, dudaklarınızın doğal sınırlarının hemen üstünde yapmalısınız. Bu uygulamada parlak ve açık renkli ruj kullanmak daha iyi sonuç verecektir. Ruj uygulamasında kalıcılık sağlamak için, dudaklarınıza önceden fondöten sürüp, biraz da pudra kullanabilir ve ikinci kat ruj uygulaması ile de daha fazla kalıcılık elde edebilirsiniz. Ruj uygulamasın esnasında, kadınların en çok başını ağrıtan konular, şüphesiz rujun taşması ve dişleri boyamasıdır. Rujun taşan kısımlarını temizlemek için, ucu fondötene batırılan pamuklu bir çubuk kullanılabilir. Dudaklarınız arasına koyduğunuz bir peçeteyi, dudaklarınızla bastırarak, rujun dişlerinizi boyamasının önüne geçebilirsiniz. Ruj uygulamasına, dudak ortasından başlamanız ve uçlara doğru ilerlemeniz, dudaklarınız üzerindeki ruj birikintilerini azaltacaktır. Bu bilgiler ışığında başarılı bir ruj uygulaması yapabilirsiniz, ancak unutmayın ki, sağlıklı ve nem dengesi uygun, pürüzsüz dudaklar ile çok daha başarılı sonuçlar alınabilir.

Sıcak yaz günlerinde, bayanların sık sık kullandığı ruj için ufak bir hatırlatma yapmak istiyoruz. Kullanılan rujlar içerdikleri maddeler yüzünden sıcak havada daha kolay bozulma özelliği gösterebilirler. Bu yüzden rujunuzu kullandıktan sonra onları buzdolabında saklayabilirsiniz. Böylece, onların kullanma ömrünü uzatarak, hem verdiğiniz paranın karşılığını almış, hem de sağlığınız için doğru olanı yapmış olursunuz.

Far

Kahverengi Gözler:
Ülkemizde, bayanlarda siyah ile birlikte kahverengi göz çoğunluktadır. Birçok kadın mavi veya yeşil gözlere sahip olmak ister. Hatta bu uğurda, renkli lens almayı bile düşünürler. Aslında çarpıcı gözlere sahip olmak için küçük bir uygulama yeterli olabilir. Bu göz rengine sahipseniz ve gözlerinizi ön plana çıkartmak istiyorsanız, mavi renk tonlarını tercih etmeniz uygun olacaktır. Ama koyu tonlardan kaçınmalısınız. Bu uygulama özellikle açık ten rengine sahip bayanlarda daha iyi sonuç verir. Mavi far kullanarak, uygun kontrastı sağlayabilir ve gözlerinize ayrı bir çekicilik katabilirsiniz
Ela Gözler:
Gözlerinizi ön plana çıkartabilmek için kahverengi tonlarını deneyebilirsiniz. Yalnız bunu yaparken farklı kahverengi tonlarını kullanmak daha iyi sonuç verecektir. Göz kapağına açık kahverengi, kaşa yakın bölgelere ise daha koyu bir kahverengi tonu ile çalışma yapılabilir. Bunun tam tersini uygulamak da mümkün olabilir. Unutmayın renklerin dünyası sınırsızdır ve size sadece denemek kalıyor.

Mavi Gözler:
Mavi gözlü bayanlar, far rengi seçiminde mercan tonlarını deneyebilirler. Gözlerinizi daha belirgin hale getirmek için kahverengi kalemle göz hatlarınızdan geçebilirsiniz. Daha ışıltılı bir görünüm elde etmek istiyorsanız mor tonlar da olabilir. Ayrıca, şeftali tonları da mavi gözlüler için düşünülebilir.
Yeşil Gözler:
Yeşil gözlü bayanların ilk tercih edeceği pembe ve turuncu tonları olabilir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken kullanılacak tonların, göz renginize baskın olmamasıdır. Uçuk tonlar ve siyah likit kalem, size harika bir kontrastı elde etmenize olanak sağlayacaktır. Yeşil gözlere sahipseniz lila ve mor tonlarını da düşünebilirsiniz.



kaynak : http://www.kozmetiktehersey.com



2010 © Kozmetik Ankara - Yonca Sistem ile hazırlanmıştır.
21548088 Tekil Ziyaretçi